24 Ocak 2021 Pazar

Carlos Castaneda - Zamanın Çarkından Alıntılar





Sıradan bir kişi, insanları sevmek ve onlar tarafından sevilmek ile çok fazla ilgilidir. Bir savaşçı ise sever, hepsi bu. Neyi ve kimi isterse onu sever, sadece sevmiş olmak için.

Bir savaşçının yaşamında boşluk olmaz. Her şey ağzına kadar doludur. Her şey ağzına kadar dolu, ve her şey eşittir.
Bir savaşçıya, kendini herhangi bir şeye bırakma yetisini verebilecek yansızlığı sadece ölüm düşüncesi sağlar. Savaşçı, ölümünün izini sürdüğünü ve kendisine bir şeye yapışacak kadar zaman tanımayacağını bilir ve hasretini çekmeksizin her bir şeyi dener.

Gündelik dünyada insanların yere basmalarını sağlayan şey içsel söyleşidir. Kendi kendimize dünya şöyledir ya da böyledir diye konuştuğumuz için, sadece bu yüzden dünya şöyle ya da böyle olur. Şamanların dünyasına giden geçit, savaşçı içsel söyleşiyi durdurmayı öğrendikten sonra açılır. 
Bir savaşçı içsel söyleşiyi durdurmayı öğrendiği an her şey mümkündür artık; en inanılmaz tasarılar bile erişilir hale gelir.
Savaşçı kendini zaten ölü saydığı için onun için yitirilecek bir şey yoktur. En kötüsü başına gelmiştir onun, bu yüzden duru ve dingindir; onu edimlerine ve sözlerine göre yargılayanlar onun her şeye tanıklık etmiş olduğunu hemen anlarlar.
Bir savaşçı değişemeyeceğini bilir, ancak gene de tüm gücüyle değişmeye uğraşır. Değişmeyi başaramazsa da asla düş kırıklığına uğramaz. Savaşçının sıradan insana oranla tek avantajı budur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder